Değinmeler -4-




















/.
İki insanın birbirine verdiği değer bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Bir tarafın verdiği değer, diğer tarafı dengelemelidir.
Bir kişiye ne kadar çok değer verirsen,
o kişinin sana verdiği değer o oranda azalır.
Ya da bir kişinin sana verdiği değer ne kadar azsa,
bu senin daha fazla değer vermene sebep olur ki
bu da insanı çok yorar.

/.
Karşımdaki insan
verdiği kararın sonucunda benim bir seçim yapmamı istiyorsa,
zaten o bir karara vardığı için ben ne yaparsam yapayım
asla bir seçim yapmış olmam.
İki kişiyi ilgilendiren konularda
bir kişi karar verme ve seçim yapma hakkına sahip değildir.
İki kişiyi ilgilendiren konularda kararı da seçimi de iki kişi ortaklaşa yapmalıdır.
Yoksa ortaya bencillik çıkar.

/.
Aşkına karşılık alamayan bir kişi,
sevdiği oranda değersizleştiğini hisseder.
Ne kadar çok seviyorsa o kadar değersizlik duygusu çöreklenir kalbine ve
o kadar çok acı çeker.

/.
Mutluluk nedir diye çok uzun zamandır kendi kendime soruyorum.
Değişik cevaplarla mutluluğu tanımladığım oluyor.
Bu sefer de yeni bir mutluluk tanımı geldi aklıma.

İnsanlar yaşadıkları her büyük acıdan sonra
zamanla iyileşme, nekahat ya da rehabilitasyon dönemi dediğimiz bir evreye girerler.
Zamanla acılar unutulur ve kişi normalleşmeye başlar.
İşte bu normalleşme döneminin hemen öncesinde çok kısa bir "mani" dönemi vardır.
İnsanın kendini ve dünyayı tamamen yok sayıp,
umursamaz bir ruh haline kavuştuğu dönem...
İşte mutluluk bu kısa dönemdir.
Yani her mutluluk öncesinde büyük bir acı
ve sonrasında da normalleşme dönemi vardır.

/.
merak ettiklerim

Acaba bazı insanlar,
sadece mutsuz olmak için mi,
diğer insanlara mutsuzluğun ne demek olduğunu gösterebilmek için mi,
dünyaya gelmiştir?

/.
hayat notları'ndan

Hayatlarını başkalarına göre şekillendiren insanlar, mutsuz olmaya mahkûmdur.

/.
şiirsel

aşk oyunu

benim gözlerimle kendine / ya da / benim duygularımla bana / bakabilseydin
aşk denilen bu saçma oyunda / mutluluğu yakalayabilirdik

/.
kitap

Ne okuyorum:
Ferit Edgü'nün "Şimdi Saat Kaç" isimli deneme kitabını ve
Bertolt Brecht'in "Halkın Ekmeği" isimli şiir kitabını...

En son ne okudum:
Enis Batur'un "Kırkpâre" isimli deneme kitabını ve
Hasan Hüseyin'in "Acıyı Bal Eyledik" isimli şiir kitabını...

İlk fırsatta okumayı düşündüklerim:
küçük İskender'in "Cangüncem" isimli günlüğünü ve
Ece Ayhan'ın "Şiirimiz Mor Külhanidir Abiler" isimli şiir kitabını...

/.
sinema

En son izlediğim film:
Semih Kaplanoğlu'nun "Yumurta" isimli filmi.

İlk fırsatta izlemeyi düşündüğüm film:
Cemal Şan'ın "Dilber'in Sekiz Günü" isimli filmi.

Tuna BAŞAR

Yorum Gönder

Değinmeler'den ziyade
farkındalığı sağlayan yerinde
'Öğretiler'için
teşekkür ederiz...

Sertaç Karaoğlu Tosun

:) çok güzeldi...Keyif aldım. Ellerine sağlık.

kardeşim, okununca kendimizden de anılar görür gibi olduğumuz bu güzel satırlar ve paylaşımın için teşekkür ederim..

[blogger][facebook]

Tuna BAŞAR

{facebook#https://www.facebook.com/tunabasar} {twitter#https://www.twitter.com/tunabasar35} {google-plus#https://plus.google.com/+TunaBasar} {pinterest#https://tr.pinterest.com/tunabasar35} {youtube#https://www.youtube.com/c/TunaBasar} {instagram#https://www.instagram.com/tunabasar35}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget