Kırıntılar -7-


7-13 Mayıs 2009

Anayasa değişikliğiyle,
parti kapatma davalarında, savcılar dava açmak için meclisin onayını alacaklarmış.
Bu da AKP'nin, ilerde bir gün,
yine kapatma davasıyla karşı karşıya kalmaması için
şimdiden alınan bir önlem mi?

**

Obama,
Ulusal Dua Gününe katılmadığı ve dini işaretlerden uzak durduğu için
ABD'de eleştiriliyormuş.
Hatta muhafazakârlar onun için ABD'yi dinsizleştiriyor diye
yaygara koparmaya çalışıyorlarmış.
Laik bir ülkenin devlet başkanı zaten dinden uzak durmalı,
dini simgeleri desteklememeli.
Öyle değil mi?
Tam tersini yapıp Hıristiyanlığı, Müslümanlığı veya Yahudiliği yüceltseydi
yine tepki alırdı.
Ama o zaman aldığı tepki Laik bir ülkenin vermesi gereken tepki olurdu.

**

Türkiye'nin bazı tabuları vardır ve yıllardan beri onlar üzerine pek konuşulmaz.
Birkaç kişi uzun zamandır ortadaki yanlışları dile getirme görevini üstlenmiş olsa da
genel olarak yıllardır tartışılmayan konular vardır.
Bunlardan en önemlileri Ermeni olayları ve Kürt sorunudur.
Son dönemde özellikle AKP yandaşları ve liberaller
bu iki konu üzerinde
özellikle Türkiye'nin büyük hataları olduğunu vurgulayıp duruyorlar.
Ve nedense son zamanlarda çok yüksek sesle bunları dile getirmeye başladılar.
Yıllardır ses çıkarmayanlar şimdi konuşmaya başladı.
Eskiden birkaç kişi dışında kimse Ermeni olayları hakkında konuşmazdı.
Şimdi ise herkes "evet, o tehcir sırasında bir şeyler oldu!" diyor.
Kürt sorunu için de AKP yandaşları ve liberaller
sorunun temelinde yanlış ülke politikalarının yattığını söylüyorlar.
Bakınca doğru şeyler söylüyor gibi görülebilirler,
fakat benim en çok kafamı karıştıran
bu kişilerin yıllarca yok saydıkları şeyleri
şimdi bir anda yüksek sesle dile getirmeye çalışmaları.
İşin içinde yine kendi çıkarları varmış gibi geliyor.
Kendi çıkarları uğruna her şeyi yapabilirlermiş
ve hiç savunmadıkları şeyleri savunabilirlermiş izlenimi uyandırıyor bu durum bende.
Hatta bu iki konuda yanlışların yapıldığını
ve bu yanlışların AKP hükümeti öncesinde yapılmış olduğunu vurgulamaları da anlamlı. "Onlar Yanlış yaptılar, ama şimdi birileri çıkıp bu iki sorunu da
ülkenin yöneticilerinin yaptığı yanlışlara bağlayacak ve sorunlar da çözülecek!"
zihniyetiyle hareket edildiğini görmek beni üzüyor.
Unutmamak gerekir ki ortada bir sorun varsa
asla bütün suç tek tarafın değildir.
Diğerlerinin yaptığı yanlışlar da dile getirilmeli, hem de aynı şiddette.

**

Yeni yeni tabirler giriyor siyasi literatürümüze.
Eskiden sağcı-solcu ayrımı yapılırdı,
şimdi bunların içinde de ayrımlar yapılmaya başladı.
En son Bülent Arınç'ın söylediği,
daha önce de kullanılıyordu, fakat Bülent Arınç tekrar gündeme getirdi,
muhafazakar demokrat tabiri gündemde.
Nedir bunu anlamı?
Sol'un içinde de yer alan sosyal demokrat tabiri garip geliyor bana.
Sosyal demokrat nedir? Ya sosyalistsindir ya da demokrat.
Tıpkı ya muhafazakarsındır ya da demokrat.
Bu iki tabir nasıl yan yana gelir ki?
Ben muhafazakarım dinime bağlıyım,
diğer dinleri yakınımda görmek istemem ama demokratım da.
İlginç...

**

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı,
Can Dündar'ın Mustafa filmiyle ilgili yaptığı soruşturma sonucunda
28 hatayı tespit etmiş.
Can Dündar gibi bir araştırmacı gazetecinin
bu kadar hata yapması iyi niyetle açıklanamaz sanırım.
Filmi izlediğim zaman da hissettiğim kızgınlık bu haberi duyunca daha da arttı.
Cumhuriyet, Sarı Zeybek gibi belgesellere imza atan birinin
Mustafa gibi bir belgesel-film ortaya koyması da çok ilginç.
Umarım Can Dündar da yaptığı hataları fark eder ve en kısa zamanda bunları düzelterek,
Türk halkından özür diler.

**

Hadise, Eurovision şarkı yarışmasında finale kaldı.
Çok iyi bir şarkıyla katıldığımız yarışmada, çok başarılı bir sahne gösterisi de yaptık. Koreografi çok iyiydi ve ışık da çok iyi kullanılmıştı.
Bu performans sonrası daha da ümitlendim.
Sertab'tan sonra Hadise de bu yıl 1.'liğin en büyük adayı gibi görünüyor.
Seçtiği kıyafet dışında her şey onun birinciliğine işaret ediyor.
Güzelliği, şarkısı, cesareti, sahne performansı ve tabii ki dansçıları...
Bir de kırmızı yerine metalik sarı ya da o renge yakın
(daha önce kumaşsız bir kıyafetle yarışacağı söyleniyordu.
İşte o kıyafetin rengine yakın bir renk seçseydi...)
bir renk seçseydi çok daha iyi olurdu.

**

Hukuk verdiği kararı törelere göre belirlemeye
ve törelere göre ceza indirimi yapmaya başlamış.
Çağdaş hukuk kurallarını uygulayan hangi ülkede törelere göre cezalarda indirime gidiliyor? Bu işte bir gariplik yok mu?

**

Bülent Arınç yine konuşmaya ve dinleyenleri çıldırtmaya devam ediyor.
Deniz feneri adıyla insanları kandırıp, para toplayanlar için
"birkaç edepsiz" diyerek,
her zaman yaptığı gibi olayın büyük bir şey olmadığını göstermeye çalışmış.
2 milyon dolarlık gemi için başbakanın dediği "gemicik" sözü gibi
Arınç da toplam 900 milyon euroyu "birkaç edepsiz"in topladığını
ve önemli olmadığını dile getirmeye çalışmış.
Ne denir ki; Bravo Arınç!

Tuna BAŞAR
Kategori:
Like

Yorum Gönder

[blogger][facebook]

Tuna BAŞAR

{facebook#https://www.facebook.com/tunabasar} {twitter#https://www.twitter.com/tunabasar35} {google-plus#https://plus.google.com/+TunaBasar} {pinterest#https://tr.pinterest.com/tunabasar35} {youtube#https://www.youtube.com/c/TunaBasar} {instagram#https://www.instagram.com/tunabasar35}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget