Gece XXXVI


14 Nisan 2011
Perşembe

Uzun bir aradan sonra kütüphanemin büyük bir kısmına kavuştuğum için bütün gün kitaplarımla özlem giderdim. Her birine tek tek dokundum, sayfalarını karıştırdım, okuduğum kitaplardaki altını çizdiğim satırlara göz attım ve kitapların beni bambaşka bir dünyaya götürmesine izin verdim. Kitaplarla iç içe olunca hem okuma isteğim artıyor hem de yazmak için aklıma bir sürü farklı düşünce geliyor.
Öncelikle kendime yeni bir okuma listesi oluşturdum. Daha önce okuduğum kitaplarla henüz okuma fırsatı bulamadığım ama okumak için heyecanlandığım kitapları harmanlayıp yaklaşık 150 kitap belirledim ve bu kitapları bir liste halinde Okuma Defteri XII başlığıyla yayınladım. Şimdi o kitapları okuyup her biri için ayrı ayrı Okuma Defteri’me notlar düşmeliyim.
Yakın zamanda okuduğum Kitap İçin 2, 100 Aşk Şiiri, Yalnızlık Paylaşılmaz kitapları için Okuma Defterime notlar düşmeye de devam ediyorum.
Hafta sonu Afyonkarahisar’a gittiğim için henüz Mağara Arkadaşları ve Yaşlı Bir Şaire Mektuplar bitmedi, fakat Yalnızlık Paylaşılmaz biter bitmez “elimde mutlaka bir şiir kitabı olmalı” prensibiyle iki şiir kitabını birden okumaya başladım: Ataol Behramoğlu’nun Bir Gün Mutlaka ve Aşk İki Kişiliktir. Geçen senenin üç şiir yıllığı da elimin altında. Düzenli olarak okumasam da belli bölümlerini okuyorum: YKY Şiir Yıllığı 2010, Şair Dağın Doruğunda ve Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2011. Yıllıklardaki ortak noktalar üzerinde daha fazla durmaya çalışıyorum. Geçen senenin şiir gündemini en objektif haliyle bu şekilde anlayabileceğimi düşünüyorum.
Son günlerde yepyeni bir proje de zihnimi kurcalıyor: Ayrıntılar. Okuduğum romanlar, şiirler, öyküler hatta denemelerdeki çok göz önünde olmayan, fakat esere, okura fark ettirmeden, değer katan ayrıntıları yakalayıp, onlar üzerinden kısa yazılar yazmaya, o fark edilmeyen ayrıntıları gözler önüne sermeye çalışacağım. Bu proje hakkında en kısa zamanda Penguen Kolu/Kanadı’nda detaylı bir yazı yazmayı planlıyorum.
Bugün kitap listesi çıkarmışken aklıma aynı şekilde bir listeyi filmler için de yapmalıyım düşüncesi geldi. İyi bir film arşivim var. Her biri özenle seçilmiş, sinema tarihine önemli katkıları olmuş, sinemayı sinema yapan filmlerden oluşan yaklaşık 500 filmlik arşivimden de izlemem gereken 100 filmi belirlemeliyim. Bu konuda İmdb’nin Top 250 listesi bana yardımcı olacaktır.
Bir zamanlar bir hayalim vardı: en iyi 100 kitap ve en iyi 100 filmi belirleyip kendimi 100 gün dünyadan soyutlayacaktım ve okuyup, izleyip, sürekli yazacaktım. 100 günün sonunda nasıl bir değişim yaşayacağımı merak ediyordum. Belki de bu hayali gerçekleştirmek için en ideal zamandır önümüzdeki 100 gün. Kaba bir hesapla temmuz sonuna kadar bu belirlediğim kitapları okuyup, filmleri izleyebilirim ve bu süre zarfında da sürekli yazabilirim.
Gece belki de beni hayalime yaklaştırıyor.

on4nisan’11gecesi mutki

Tuna BAŞAR
Kategori:
Like

Yorum Gönder

[blogger][facebook]

Tuna BAŞAR

{facebook#https://www.facebook.com/tunabasar} {twitter#https://www.twitter.com/tunabasar35} {google-plus#https://plus.google.com/+TunaBasar} {pinterest#https://tr.pinterest.com/tunabasar35} {youtube#https://www.youtube.com/c/TunaBasar} {instagram#https://www.instagram.com/tunabasar35}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget