Seyir Defteri XIII


Rashomon

Akira Kurosawa’nın Rashomon filmini uzun zamandır izlemek istiyordum. Film hakkında birkaç eleştiri okumuş ve önemli birkaç sinema eleştirmeninden de izlenmesi gerektiğine dair öneriler almıştım. Özellikle filmin ana konusunun birkaç farklı bakış açısıyla anlatılıyor olması nedeniyle ilgimi fazlasıyla çekmişti Rashomon. Fakat bir türlü filmi izlemeye fırsatım olmamıştı.
Film yıkık dökük bir tapınakta karşılaşan üç kişinin birbiriyle olan diyaloğuyla başlıyor. İki kişinin yaşadığı büyük şaşkınlık aralarına sonradan katılan bir başka kişinin merakıyla dile dökülüyor ve ormanda yaşanan bir cinayetin öyküsüne izleyiciyi taşıyor. Fakat bu cinayet dört farklı kişinin bakış açısıyla anlatılıyor. Olayın üç ana kahramanı ve bu cinayeti dışardan izleyen bir kişi…
Haydut Tajomaru ormanda dinlenirken yanından Takehiro isimli bir adamla atının üstündeki Maseko isimli karısı geçer. Rüzgârın etkisiyle kadını fark eden haydut adamla karısının yolunu keser ve onlara bir kılıç gösterir. Elinde çok fazla kılıç olduğunu ve eğer ilgilenirlerse ucuza bu kılıçları satabileceğini söyleyerek adamı ıssız bir alana götürür. Burda adamı bağlayıp kadının peşine düşer ve kadına zorla sahip olur. Polislerin Takehiro’nun ölmüş bedenini bulmalarıyla yaşanan olay bu üç kahramanın bakış açısıyla izleyiciye aktarılır fakat her biri olayı birbirinden farklı bir şekilde anlatır. Filmin son bölümünde olayın bir de görgü tanığı olduğu ortaya çıkar ve görgü tanığının gözünden de olayın ne şekilde gerçekleştiğini görürüz.
Bir olaya farklı açılardan bakmayı ve insani zaafları sorgulatmayı başarıyor film. Son sahnesindeki, en kötü insanın bile içinde var olduğu düşünülen, iyilik vurgusu da izleyiciye farklı ruh hallerini bir arada yaşatıyor.

Tuna BAŞAR

Yorum Gönder

Bu filmde insan gerçekliği çıkarlarına göre bir güzel kurguluyor ve ne yazık ki o kadar da acı ki kendine karşı bile dürüst olamıyor. İnsanın zaaflarını, doğasının tuhaflığını çok basit bir kurgu üzerinden derinlemesine işlemiş. Filmin başlangıcındaki “anlamıyorum” repliği durumu kısaca açıklıyor aslında.

Akira Kurosawa filmleri almıştım bak hâlâ izlemediklerim var, şimdi aklıma geldi.

Değerli yorumunuz ve yazıma katkınız için çok teşekkür ederim.

En sevdiğim şey birilerine küçük de olsa bir sanat eserini hatırlatmak. Umarım aldığınız filmleri izlemenize sebep olurum :)
Şimdiden iyi seyirler.

[blogger][facebook]

Tuna BAŞAR

{facebook#https://www.facebook.com/tunabasar} {twitter#https://www.twitter.com/tunabasar35} {google-plus#https://plus.google.com/+TunaBasar} {pinterest#https://tr.pinterest.com/tunabasar35} {youtube#https://www.youtube.com/c/TunaBasar} {instagram#https://www.instagram.com/tunabasar35}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget